>
KENDİNİ GELİŞTİR

Bir tasarımcı hastalığı “Üretememek”

Şu konuda bi anlaşalım. Sen üreten birisin ve zaman zaman “üretemiyorum abi” triplerine girmen normal. Evet tasarımcı dostum şimdi biraz sakinleş, elindeki o fareyi bir kenara bırak ve derhal bulunduğun ortamı terket.

Her tasarımcı gibi ben de bu hastalığa sıklıkla yakalanıyorum, hatta “tasarımcı üretememesi” artık öyle bir hale geldiki ortamlarda goy goy konusu olmaya başladı.

Dediğim gibi normal bir süreçten geçiyorsun, çok sık üretim sancısı çekebileceğin bir meslektesin. Bunun başlıca nedenleri vardır elbet. Sevgilinden ayrılırsın üretemezsin,canın sıkkındır üretemezsin, toplantın kötü geçmiştir üretemezsin, müşterin saçma revizyon vermiştir üretemezsin, izlediğin diziyle ilgili spoiler yemişsindir üretemezsin, kabız olmuşsundur, gazın vardır üretemezsin. Üretmezsinde üretemezsin. Liste uzayıp gider. En önemli konu üretemediğin, ekranın karşısında tek eyleminin bakmak olduğu gibi durumlarda neler yapman gerektiğidir.

Her şey beyinde mi başlar?

Sahi neydi o rahatsızlıkların ismi? Hiperaktivite? Dikkat dağınıklığı? Endişe ve kaygı bozukluğu? Bla bla bla…

Bazıları için bir şeylere odaklanmak, yukarıda bulunan rahatsızlıklardan ötürü diğer insanlara göre daha zor oluyor, kendinizi tanıyıp buna göre önlemler , destekler (bazen ilaçsal şeyler) almanız ve taktikler geliştirmeniz gerekiyor. Bazen öyle daralıyorum ki ölü taklidi yapasım geliyor.

Bir tasarımcıysanız neyi neden yaptığınızı bilmek, neyi neden yapacağınızı bilmeyi öğrenmek bir süreçtir ve bu süreçte gerçekten beyninizin yüzde bilmem kaçını bu işe ayırabilmelisiniz.

Zangrı Zangır

Aynen öyle zangır zangır müzik beni ciddi motive ediyor ve yaptığım iş her neyse ona belirli bir süre dedike kalmamı sağlıyor. Böyle durumlarda electro pop ve techno dinlemeyi tercih ediyorum. Kulaklığı takıp son sese biraz yakın yüksek bpm bana iyi geliyor,

Bildiğin sorudan başla

İlkokul ve lise klişesi burada da karşıma çıkıyor. Hani derlerdi ya bilmediğiniz sorularda oyalanmayın, boş bırakın, bildiğiniz sorudan başlayın daha sonra yapamadıklarınıza dönersiniz. Elimde yapmam gereken iş listesi olduğunda beni daha az yıpratacak işten başlamak, onu hakkıyla bitirip bir kenara kaldırmak üretim sürecinin devamı için olan motivasyonumu artırmama ve o hedefe daha hızlı ulaşmama yardımcı oluyor.

İlham, ilham, ilham…

En son ne zaman bir sergiye gittin? En son hangi ressamın hayatını ya da eserlerini inceledin? En son ne zaman bir sanat eserini anlayabilmek için kafa patlattın? En son ne zaman şiir okudun? En son ne zaman müzik dinlerken gözlerini kapatıp melodilerin anlatmak istediklerini gerçekten hissetmeye çalıştın? En son ne zaman tek başına kaldın?

Neden bunları sürekli yapmıyoruz?

Çalışma ortamı

İyi ve pozitif bir çalışma ortamı size ekstra motive sağlar ve yaptığınız işe konsantre olmanızı kolaylaştırır. Örneğin ben, daha az gün ışığına maruz kaldığım zamanlarda daha motive ve kendimi bölmeden çalışabiliyorum. Bir çeşit soyutlanma diyebiliriz. Çalışırken 2 biranın bana eşlik edeceği bir ortam olsaydı da hiç fena olmazdı. Eğer bir şirkette çalışıyor ve günün büyük bölümünü o binanın içinde geçirmek zorudaysanız burada ekip arkadaşlarınızda devreye giriyor. Ne kadar bilgili, becerikli ve bunun yanında birbirinin kuyusunu kazmaya çalışan (dallama) insanların bulunmadığı bir ekipte yer alıyorsanız iş ve üretim motivasyonunuzu belirlili bir noktaya çıkaracağından emin olabilirsiniz.

Like geldi mi ya?

Sosyal medyadan izole olun demek istemiyorum. Yaptığımız iş yaratıcılık gerektiren, çözümsüz kaldığımız zamanlarda bizi ilham için araştırmaya iten bir iş olduğu için günün hiçte az olmayan bir bölümünü internet tarayıcılarımızda geçiriyoruz. Bazı zamanlarda arifin attığı golü ararken kendimizi Twitter ya da Instagram gibi mecralarda bulduğumuz oluyor elbet. Bu noktada kontrol sahibi biri olmaya gayret edip, geçirdiğiniz zamanı kontrol altında tutmanız gerekiyor.

Sorundur olur

Sal gitsin, yapamadığım zamanlarda offf abiii yapamıyorum ya triplerine girmek seni daha geriye çekmekten başka bi boka yaramıyor. Güven bana. Yapamıyor musun? olmuyor mu? o butonu nereye koyacağına karar veremedin mi? kendi kendini yemeyi bırak git biraz gez dolaş. Üretim sancısı çektiğim bazı zamanlarda işemek için tuvalete girdiğimde karşılaştığım sorunun çözümünü bulabildiğimi keşfettim. Şu sıralar günümün büyük bi bölümünü tuvalette geçiriyorum. Ne demişler Türk’ün aklı ehe…

Soru sor

Çözümsüz kaldığım zamanlarda kendi kendime ve ya etrafımdaki insanlara sorular soruyorum, bu beni pratik yapmaya ve araştırmaya itiyor. Etrafınızdaki insanlardan fikirler almaktan çekinmeyin. Kimse size -aahaha onu da mı yapamadın ya bunuda mı bilmiyorsun?- demez. Siz kafanızı açmaya odaklanın, emin olun karşındaki insanın kurduğu bir cümle sizin bütün sürecinizi olumlu yönde etkileyip 4 saattir içinden çıkamadığın o işi yarım saatte bitirmene sebep olabilir.

Yani diyor ki…

Üretemediğin zamanlar senin yeteneksiz olduğunun ya da iş bilmediğinin göstergesi olamaz. Her tasarımcı gibi sen de üretememe hastalığına yakalanıyorsun işte. Biraz savaşman gerekiyor. Yalnız değilsin, Açık Mutfak etkinliklerinde de bir araya geldiğimizde bu konu çoğu zaman konuştuğumuz konular arasında yer alıyor.

Geçmiş olsun…

Kıpss ❤

Orçun Kılıç
Head of Designer @PlusClouds
topluluğumuza katılmaya hazır mısın?
Slack grubumuza bekleriz

İşin veya kendin için mentorlarımızdan destek almak ister misin?