>
KENDİNİ GELİŞTİR

Monotonluluğun verimliliği

Hayatımıza beklenmedik bir şekilde giren COVID-19 pandemisinin ardından hepimiz kendimizi daha önce öngöremediğimiz bir durumda bulduk. Çok değil, bundan birkaç ay önce birileri çıkıp, böyle bir senaryoyla karşı karşıya kalabileceğinizi söylese büyük ihtimalle söylediklerinin akıl dışı olduğunu belirterek ona gülerdiniz.

Ancak şu anda tam da bu sürecin içerisinde insanoğlunun doğası gereği ortam şartlarına olabildiğince uyum sağlamaya çalışıyor ve hayatta kalabilmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Daha önce çoğumuzun tecrübe etmediği bu durum, insanlığı monotonluk girdabına sürüklemeye başladı. Sabahları kahve makinesine koyduğumuz kahve kapsüllerinin rengi ya da sertliği değişse bile, kahvenin tadının her gün aynı geldiği bu dönemlerde hepimiz kendimize göre çıkış yolları aramaya başladık. İş saatlerinden arta kalan zamanları daha önce hiç yapmayı denemediğimiz tariflerle yemekler yapmayla, takip ettiğimiz insanların eş zamanlı canlı yayınlarına yetişmeye çalışmakla, Netflix’deki içerikleri ara bile vermeden tüketmekle ya da kütüphanemizdeki kitaplara bir anda saldırarak değerlendirmeyle geçirmeye başladık. Aslında normal zamanlarda olsa keyifle yapılacak birçok aktiviteyi, sırf hayata ve içinde bulunduğumuz ortam şartlarına meydan okumak için hızlıca tüketmeye başladık. Dolayısıyla normalde yaptığımız aktivitelerin bu denli değişime uğraması, bu aktivitelerin aynı zamanda birer dikkat dağıtıcı konumuna evrilmesini sağladı. Birbirinden farklı isimlerin yaptığı canlı yayınların ya da webinarların tümünü peş peşe izlemek, bir haftada 5 kitap okumak, bir dizinin tüm sezonlarını aynı gün bitirmek gibi aktivitelerle açlığımızı bir türlü dizginleyemediğimiz tekrardan ortaya çıkmış oldu. Peki ya bu zamanı etkili kullanmaya yönelik kendinizle baş başa kalmayı ve gerçekten ihtiyacınız olanın ne olduğunu hiç düşündünüz mü?

İnsanlığın tüm sorunları, insanın bir odada sessizce tek başına oturamamasından kaynaklanıyor.
— Blaise Pascal

Bir önceki paragrafta monotonluğun negatif algısına değinmek istedim ama aslında kendinizi dinleyerek oluşturabileceğiniz efektif bir monotonluk, bu süreçleri çok daha verimli geçirmenizi sağlayabilir. Kısacası mevcut durumu şansa dönüştürmek sizin elinizde. Üstelik bunun için Amerikalı filozof Henry Thoreau gibi Massachusetts’te bulunan Walden Gölü’nün kıyısında kendi inşa ettiğiniz bir evde iki yıl iki ay boyunca tek başınıza yaşamanıza da gerek yok. Kendinizle baş başa kalabileceğiniz bu özel zamanları çok iyi değerlendirerek, hayatınızı, yapmak istediklerinizi, geleceğinizi yeniden şekillendirebilirsiniz. Bunları yapmak için de en önemli nokta sizin kendinize ayıracağınız zamanınızı sizden almaya çalışan dikkat dağıtıcıları hayatınızdan bu süre boyunca uzak tutarak planlı bir şekilde yaşamaya başlamak.

Hayatımızın bir süre daha bu şekilde devam edeceğini söylemek yanlış olmaz. Yeni normal diye adlandırılan bu süreci etkili bir şekilde geçirmek için bugüne kadar aksiyon almamış olsanız bile hala zamanınız var. Peki ya nerden nasıl başlamalı? Nasıl bir monotonlukla şu anki hayatınızı daha verimli kılabilirsiniz? Bu noktada belirli adımları izleyerek çok daha verimli ve keyifli yolculuklara çıkabilirsiniz.

Haftalık Planınızı Oluşturun

Başlayacağınız yeni bir haftanın öncesinde o hafta yapacaklarınız üzerine düşünmek, yapmak istediklerinizi belirli noktalara yerleştirmek verimliliğinizi pozitif yönde arttıracak bir eylemdir. Bu noktada sevdiğiniz bir podcasti dinleyeceğiniz zamanı, Netflix izleyeceğiniz zamanı, kitap okuma zamanlarınızı ya da alacağınız eğitimlere hangi gün ve saati ayıracağınızı net bir şekilde belirleyin. Aklınızdakileri böyle bir planlayıcı üzerinden yazıya dökmek hem önceliklerinizi belirlemenize yardımcı olacak hem de yaptığınız bazı aktiviteleri neden yaptığınızı sorgulamanızı sağlayarak belki de gereksiz olanlardan kurtulmanızı sağlayacaktır.

Dikkat Dağıtıcılardan Uzak Durun

Georgetown Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri bölümünde doçent olarak çalışan ve Pürdikkat kitabıyla dünya çapında adından söz ettiren Cal Newport’un yazmış olduğu Dijital Minimalizm kitabı bu dönemde okuyup da etkilendiğim kitapların başında yer alıyor. Özellikle evde olduğumuz bu dönemlerde telefon kullanım sürelerinin çok ciddi bir oranda arttığı tartışılmaz bir gerçek. Peki ya siz telefonunuzda günde kaç saat geçiriyorsunuz? Ya da telefonu kaç kere elinize aldığınızı sorsam ve vereceğiniz yanıtın gerçek sayıyla arasında uçurum olacağını söylesem? Her ne kadar bilinçli kullanıcı olduğunuzu söyleseniz ve kontrolün sizde olduğunu düşünseniz de maalesef durum bunun tam tersi.

Dijital teknolojinin faydalarını reddetmek kesinlikle mantıklı değil ama can sıkıntısı sebebiyle yapmak istediklerinizin önüne geçtiği farkındalığına erişmeniz kaydıyla. Kitapta “dijital temizlik” diye adlandırılan otuz günlük arınma ve hangi aracı ne zaman ve ne amaçla kullanacağınıza karar verme aşaması için belki bugünler doğru dönemler olmasa da mevcut durumda bildirimlerinizi kapatarak sadece siz istediğinizde telefon ekranına odaklanmak bir çözüm olabilir. Birden çok Whatsapp grubundan gelen sayısız bildirimler, ardı arkası gelmeyen TikTok içerikleri, Instagram Story ve canlı yayınları derken dikkat dağıtıcılar saymakla bitmez. Dolayısıyla bu dönemi verimli geçirmek için yapılması gerekenlerden biri dijital dünyada kontrolü ele almak.

Konfor Alanınızın Dışına Çıkın

Bu tarz durumlarda sıkça duyduğumuz bir sözdür aslında konfor alanının dışına çıkmak. Çoğu insan kendine meydan okuyarak yola çıkar, daha sonra seçenekler içinde kaybolur ve çıktığı bu yoldan eli boş olarak döner. Buradaki en önemli nokta gerçekten yapılmak istenenin ne olduğu konusunda kişinin netleşmemesidir. Montaigne’in söylediği gibi “Hangi limana gideceğini bilmeyen gemiye, hiçbir rüzgardan fayda yoktur”. Kendinize hedefler koyun. Bu hedefleri gerçekleştirmek için sabah normalde uyandığınız saatten erken kalkarak, bütün dikkat dağıtıcıları bir kenara bırakıp sadece yapmak istediğiniz şeye odaklanın.

Bu daha önce hayalini kurduğunuz yeni bir şeyi öğrenmek de olabilir, hayata geçirmek istediğiniz bir uygulama fikri de. Sadece en çok yapmak istediğiniz şey o an için neyse ona odaklanın. Önünüzde çok fazla seçenek olduğu için bu noktada dağılmanız çok mümkün olsa da açık büfe bir akşam yemeği gibi önünüze konan her şeyi yiyemeyeceğinizin farkına varmalısınız. Günlük planınızda hayallerinizi gerçekleştirmeye ayırdığınız bir zaman mutlaka olsun. Seçmenin diğerlerinden vazgeçmek olduğu düşüncesini benimseyerek, en değer verdiğiniz hayalinizi gerçekliğe dönüştürmek için çalışmaya başlayın

Hayal Kurun

En son ne zaman hayal kurduğunuzu hatırlıyor musunuz? Anlık kurduğunuz hayallerden bahsetmiyorum. Derinlemesine düşündüğünüz ve en ufak ayrıntısına kadar zihninizde canlandırdığınız hayallerden bahsediyorum. Günlük planınız içerisinde mutlaka ki geleceğe dönük hayalleriniz için kendinize zaman ayırın. Süresini kendiniz belirleyebilirsiniz. Bu süre 15 dakika da olabilir, 2 saat de. Mevcut durum sebebiyle aksiyon almak için doğru zaman değil belki ama plan yapmak için çok doğru zaman. Kendiniz, hayatınızdakiler, hayata geçmeyi bekleyen projeleriniz, geleceğiniz, kısacası aklınıza gelen herşeyle ilgili hayal kurun. Bu hayalleri gerçekleştirmek için neler yapmanız gerektiğine dair notlar alın.

Bunları gerçekleştirmek için önünüzdeki engeller neler? Bu engelleri nasıl aşabilirsiniz? Kendi güçlü ve zayıf yanlarınızı özfarkındalık terazinize koyun. Neler gerçekten ağır basıyor? Bu yolculukta önünüze çıkacak fırsatları belirleyin. Hayalinize ulaşmanızda sizin yanınızda olarak sizi destekleyecek biri var mı? Bu konuda onun desteğini almanız mümkün mü? Bir diğer husus da net bir şekilde olası riskleri ortaya koymak. Risklerinizi belirleyin. Tüm bunları yaptıktan sonra harekete geçmek için ön hazırlıklarınızı tamamlayın ve hayallerinizin gerçekleşmesi için doğru zamanı bekleyin.

Hayatınızda yapmak istediklerinizi yapmak ve gelecek için yeni umutlarla kişisel yolculuğunuza devam etmek istiyorsanız alacağınız ufak kararlar ve davranış değişiklikleriyle bu yolculuğu daha verimli hale getirebilirsiniz. İşte tam olarak burada monotonluğun verimliliğinden bahsetmek mümkün. Tamamen planlı, ne istediğini bilen, bu doğrultuda davranış örüntüleri oluşturarak kendini tekrarlayan ve hedef odaklı “yeni bir sen” yaratmanız mümkün. Eğer henüz tam olarak ne istediğinize karar veremediyseniz, önceliğinizi tam olarak ne istediğinizi aramaya ayırın. Günde belirli zamanlarınızı kendinizi keşfedeceğiniz bu yolculuğa ayırın. Kendinizle doğru iletişimi kurmaya başladığınızda aklınızdaki cevapsız sorulara cevap bulabildiğinizi ve harekete geçmek için yeterli olan iç motivasyonun sizde olduğunu göreceksiniz.

Önünüzdeki engelleri kaldırın ve kendi yolculuğunuz için bir adım atın. Burada en önemli noktanın gerçekten önceliklerinizi belirlemek olduğunu unutmayın. Sadece ihtiyacınız olana, hangi alanda kendinizi geliştirmek istiyorsanız o alana odaklanın. Çeşitlilik ne kadar artarsa, bu yoğunluk içerisinde o kadar kaybolacak ve bu dönemi verimli geçirmeniz o kadar zorlaşacaktır. Kararınızı verdiyseniz dönüşüm sürecini başlatın ve bu dönemden çok daha güçlü biri olarak çıkın. Eğer hazırsanız başlamak için tam olarak doğru zaman!

Can Yücel
Nöropazarlama Uzmanı, Danışman
topluluğumuza katılmaya hazır mısın?
Slack grubumuza bekleriz

İşin veya kendin için mentorlarımızdan destek almak ister misin?